Yeniye yer açabilir ve onu sevgiyle karşılayabilir miyiz?

Yeniye yer açmak ve gelenleri sevgiyle karşılamak için öncelikle kendimize dönmemiz gerekiyor. Kollarımızı kendi hayatlarımıza açtıkça ilerliyoruz, gelişiyoruz. Kendimizi unutmamaya, dengede kalmaya odaklandıkça hayatımız parlamaya başlıyor.


Yeni yıl, ay başları ya da her pazartesi kendimizi unutmamak, yeni hedefler koymak ve kişisel başlangıçlar yapmak için güzel fırsat. Bu fırsatları ulaşılabilir hedefler koyarak değerlendirmek güzel bir başlangıç olabilir. Olmadığında kendine olan inancını zedeleyecek tek ve büyük bir hedef koymaktansa, yaptığını gördükçe motivasyonunu arttıracak, yapamadığında ise yerine başkasını koyabileceğin parçalı ve rutin hedefler koymak daha güvende hissettirecektir.  


Bunu, yılı (örneğe göre ayı ya da haftayı) dörde bölerek yapmak mümkün. Örneğin, bu yıl yağlı boya ile resim yapmayı öğreneceğim gibi bir hedef koymaktansa mart ayına kadar çizim yapmayı, hazirana kadar boyaları ve kullanımını, eylüle kadar ikisini birleştirebilmeyi öğreneceğim, aralık ayında ise orta düzeyde yağlı boya yapabiliyor olacağım gibi hedefler koymak daha net ilerlemeni sağlayabilir.


Bu dört aya koyacağın hatırlatmalar ise ne durumda olduğuna sana gösterecek ve daha sağlıklı bir süreç yaşamanı kolaylaştıracaktır. Sistematik davranmak ve belirli periyotlarla kendini kontrol etmiş olmak, kendine koyduğun hedeflerin gerçeklik oranını yükseltiyor ve   yılın başında düşündüğün ama tam düşündüğün gibi gitmeyen durumlar için de aslında daha farklı neyi yapabileceğini belirleyip devam etmek için yolunu açıyor. 


Belirli periyotlarla kendine hatırlatma yapacağın bir araç bulmak istersen gelecekteki kendine mektup yazabileceğin "Future Me" internet sitesine bakabilirsin: https://www.futureme.org/


Yeniye yer açmak kadar yeniyi sevgiyle karşılamanın önemi de büyük. 

Bu sebeple, ardında kocaman bir sevgi bırakan, hayatına dahil olmuş herkese sevgi dolu yüreğiyle ilham olan, özetle ve başka bir deyişle, bu dünyadan en çok sevgisiyle geçmiş ve tam iki yıl önce bugün aramızdan ayrılmış olan ananemden bahsetmek istiyorum. 


Ananem çok sevmelerin insanıydı. 

Bahçesindeki çam ağacını, yakmayan tülbentlerini, asmasındaki üzümleri, sokağın kedisini, komşunun çocuğunu, beni, bizi, mahalleyi… bildiğim, gördüğüm her şeyi severdi. Çok sevdiği için güzelleştirirdi her şeyi. Bana da sevmeyi ananem öğretti. 


Ne kadar seversek o kadar, ne kadar kalp sıcaklığı hissedersek o kadar varız. 

Gerçek sevgi insanı kendinden geçirmiyor, kendine getiriyor. Yeniye yer açtığımız yılın bu ilk zamanlarında ise hayatımda en az onun kadar kocaman sevgiye yer açabilmeyi, bunu özgürce yansıtabilmeyi umuyorum.


Çünkü sevgi ölüm dahil her şeyi yeniyor. 

Gerçek sevgiyi paylaştığın insanlar hayatından hiç çıkmıyor, onları ve desteklerini hep hissedebiliyorsun.  

 

İçimizin gülen yüzü, güzel Ananem iyi ki geçtin bu dünyadan. 
 Ananemin sevgisinin benden size, sizden çevrenize yayıldığı, yenilikleri sevgiyle karşılayabildiğimiz bir yıl dileğiyle!
Seni ve yolcuğunu desteklemek için Team Birdiejay olarak hep yanındayız.
Sevgilerimle,
Çiğdem


Yorum yapın